|
|
|
 |
Takvim |
 |
| « |
Temmuz - 2008 |
» |
| PT |
SL |
ÇŞ |
PŞ |
CM |
CT |
PZ |
| |
1 |
2 |
3 |
4 |
5 |
6 |
| 7 |
8 |
9 |
10 |
11 |
12 |
13 |
| 14 |
15 |
16 |
17 |
18 |
19 |
20 |
| 21 |
22 |
23 |
24 |
25 |
26 |
27 |
| 28 |
29 |
30 |
31 |
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
 |
Son Eklenen Bloglar |
 |
|
|
Çok zor günler geçiriyoruz...Düne olan öfkemizi yarından çıkartıyoruz.Vakit bulup da bir türlü bugünü yaşayamıyoruz...Derdimiz,tasamız bugünu yaşayamamak değil miydi?..O halde neden beceremiyoruz.Hep dertliyiz, hep çaresiz.Hep ağlıyoruz, hiç gülmüyoruz...Hep düşüyoruz ,hiç kalkamıyoruz..Hep yalnızız hep kadersiziz....Peki neden hep biz?..Herkesi ve herşeyi gören gözlerimiz, kendimizi görmekten aciz...
Ezildiğinde acıyan yanların var..Konuştuğunda kısılan sesin...Beklediğinde boş kalan ellerin...Dilediğinde, gözü yaşlı yanakların...Düşlediğinde nefessiz kaldığın anların var...Çok anın var ama anlatacak birşeyin yok..Anlatacak çok kişi olsa da anlayacak kimsen yok..
Baharlar beklersin hep.Baharlar dilinden anlar mı senin?Islak teni,acını hissedebilir mi ?Üzülse de sızlansa da okusada üflese de merhem olabilir mi yarana?
Yarın yeni bir gün; yarın yine güneş doğacak.Yarın bugünün nakaratı olmayacak...O halde neden bu kadar harcıyorsun?Biriktirdiğin neyin var ?Çile,elem ve keder...Senin torbandan çıkan bunlar..Dolaştırdığına değdi mi bi ömür boyu?.Sırtına yüklediğin hayatı, taşıyacak dermanınla yaratılmıştın oysa ..Başkalarının baharına özendin ve kendini gün be gün tükettin...Senin baharını kimbilir kimler yaşıyor..
Baharı bekleme sen bahar ol gonca gonca ..Sen gül, kıraç toprağa...Gül ki güller açsın;gözlerin dolsun ,yüreğin taşsın.Göreceksin ki yeşerecek hayallerin...Bugün gülmezsen eğer yarın birileri ağlatacak...Belki de başka baharlar, bugüne lanet okuyacak.En kötüsü, telafisi de olmayacak... |
|
|
Hislerim hiç yanıltmadı bugüne kadar...Vakti,zamanı gelince,başıma gelecek kötülüklerin habercileri,zihnimde çırpınmaya başlar;kafesten kaçarcasına...Ve nedense engel olamam ne kadar gözyaşı döksem de..."Çok bilmek" iyi değil derler.Ben biliyorum oysa...O halde suç ben de değil mi ?Bile bile insan kendini ateşe attırır mı ?Malesef ben attırdım...Unuttum, belki de unutmak istedim; "kafama kazılı" olduğu halde...:(İyi niyet istismar edilir hep.Belki ben de ediyorum ama ettiğimden çok edildiğimden şüphem yok..."Kullanmıyorum" ama "kullanılıyorum" sürekli...Yere batsın huyum; yere batsın ki, tekrarlanmasın...
Sistem bozulursa, geri yükleme yaparsın ve eski-çalışır haline geri döner, kısa zamanda.Kaldığı yerden devam edersin hayata...Virüs girmişse eğer sistemi yer bitirir,geri yükleme mümkün olmaz.Format çekersin veya çektirirsin bedenine ve ruhuna...Biraz zaman alır ama eski sağlığına yine kavuşursun...Peki ya harddisk yanmışsa ve "yedeği yoksa" .Yanan hardiske format çekilmez !...Anca batan gemiden kalanlar kadardır ömrün..."Gerçeklerin" su yüzüne çıktığı gündür, o gün...Birilerini birilerine şikayet etmek; aptallığa ve aptallığına kılıf arayıp bulmak; kederini kaderinle paylaşmak,neye yarar ki?Yaşayanın ahı;yaşatanın ise vicdan muhasebesi...Zamanı geri almak iste, istediğin kadar !..."El"den ne gelir ki?İş işten geçtikten sonra...
Yapacak tek şey var veya kaldı...Ya ölümü düşünecek ve onu bekleyeceksin ya da "O'na" sığınıp, şifa dileyeceksin... |
|
|
Bir Radyo "Elmas FM"...
2006 Mayıs ayında başladığım web tasarım maceramın mihenk taşı...O sıradan bi isim değil,o sıradan bir radyo değil !
"Elmas Fm". Evet böyle bi radyo ismi ile ilk kez karşılaşıyor olabilirsiniz...Belki sizler için çok tanıdık bir yankı, belki de 40 yıllık hatırı olan bir dost.
2006 yazında ilk adı, BurhanKarabulut.Com olan sitede, Burhankarabulut FM adı ile (Flastcast.com aracılığı ile) amatörce yayın yapan radyo,ekim ayında bağımsız bir isme (Elmas FM) kavuştu...
Bu ismi alırken,uzun uzadıya radyo isimleri taranmıştı.Birkaç alan adı içinde, DijitalFm ismi üzerinde durulmaya başlanmış ancak bu ismin türkçe olmaması sorun çıkartmış ve sonunda "Elmas FM" adı verilmişti.
Elmas,bildiğiniz gibi taşlar içinde en sert kütleye sahip olanı.Tabiattaki en sert cisim olmakla beraber en pahalı mücevher eşyası...Radyo siz dinleyicilere hizmet edeceğinden bu kıymetli göreve en uygun isim olarak bu ad konuldu..Radyo, büyük kitlelere hitap edecek,iç ferahlatıcı ismi ile gönülleri fethedecekti....
Sitenin sloganı ise gecikmedi..."En Değerli Radyo" Başka ne olabilirdi ki ? |
| Toplam 3 Blog, 1 Sayfada Gösterilmektedir. |
|
[1]
|
|
 |
|